Mudurnu Ziraat Odası Başkanı Sinan Keskin, gazetemizin geçtiğimiz günlerde yayımladığı “Boş Laf, İcraat Yok, Çiftçi Yalnız, Fındıkta Rekolte Yüzde 20’ye Çakıldı. Sen Ne İşe Yararsın Sinan Keskin?” başlıklı haberimiz nedeniyle “Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret” suçlamasıyla suç duyurusunda bulundu.
Ancak mahkeme, yapılan haberin basın özgürlüğü kapsamında kaldığına hükmederek, gazetemizi haklı buldu.
Mahkeme: “Haber, ifade özgürlüğü kapsamında”
Mahkeme kararında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 tarihli kararına atıf yaparak, bir ifadenin hakaret sayılabilmesi için kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olması gerektiğini vurguladı.
Kararda, “Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözler hakaret suçu kapsamında değerlendirilmemelidir” denilerek, eleştiri ve hakaret arasındaki farkın altı çizildi.
Mahkeme, söz konusu haberin ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi:
“İfade özgürlüğü, demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan biridir. Bu özgürlük, yalnızca toplumca kabul gören düşünceler için değil, incitici, şoke edici ya da endişe verici fikirler için de geçerlidir.”
Basın özgürlüğüne vurgu
Kararda ayrıca, basının kamuoyunu bilgilendirme görevine dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Basın, toplumun sözcülerinden biri olarak kabul edilmekte ve kamuoyunu ilgilendiren konular hakkında bilgi verme hakkına sahiptir. Gazete haberinde yer alan ifadeler, kamu yararına ilişkin bir tartışmaya katkı niteliğindedir ve mağdurun onur ve saygınlığına saldırı oluşturmaz.”
AİHM içtihatlarına atıf yapıldı
Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarına da atıfta bulundu.
AİHM’in Thorgeir Thorgeirson/İzlanda kararını örnek gösteren mahkeme, gazetemizin haberinin eleştiri sınırları içinde kaldığını, somut bir olgu isnadı içermediğini ve bu nedenle hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını belirtti.
Sonuç: Gazetemiz haklı bulundu
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde mahkeme, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu kanaatine vararak, gazetemiz lehine karar verdi.
Kararda ayrıca, devletin ifade özgürlüğünü koruma yükümlülüğü hatırlatıldı ve bu özgürlüğe yönelik müdahalelerin “toplumsal ihtiyaç baskısına karşılık gelmesi” gerektiği vurgulandı.


































